|
Tahmini 4,6 milyar yıllık şu yaşlı dünyamızda varolmuş binlerce
yıllık jenerasyonun son zinciridir insanlık. Arkeoloji, Paleontoloji,
Bilimciler, Uzay araştırma merkezleri ve Tarihçilerin arada bir de
filozoflar ve okültistlerin de katkısıyla edindiğimiz bilgilere göre
insanoğlu 50.000 senedir yeryüzünde. Gerçi son araştırmalarda 195.000
yıllık insan kemiklerine rastlandıysa da yine de dünyanın yaşına göre
oldukça genç bir ırk sayılabiliriz. İnsan ırkının varoluş sürecine
bakarsak insanoğlu binlerce yıl dünya kaynaklarını ölçüsünde
kullanabilmiş zeki bir nesil olarak konumlandırılıyor. Bu matematiksel
olarak basit bir gerçek olabilir.
Bugüne dek insanoğlu sayısını dünyamız kaldırabiliyordu.
Öylemiydi acaba?
İnsanoğlu son 50 yıldır yaptığı inanılmaz teknolojik gelişimle
194.950 senedir başaramadığımız şeyi başardı ve tüm dünya kaynaklarını
bir anda tüketti mi? Bu kadar basit miydi? Bulunan her yeni icat
aslında bir gelişim değil de kendi sonumuzun adımları mıydı?
Dünya tarihini biraz merak edenler dünyanın defalarca buzul devri ve
ateş çağı geçirmiş olduğunu bilir. Dünya belirli zamanlarda kendine
göre sebeplerle üzerinde yaşayan türleri yok ediyor ve tıpkı bir
bilgisayar gibi reset ediyor. Kendi küllerinden doğan anka kuşu
misali dünya yeni bir elbiseyle tekrar yaşanır hale geliyor. Bu
dönemlerde doğan türler ise görünen o ki pek te birbirine
benzemiyor. Bildiğimiz kadarıyla insan ırkı düşünebilen tek canlı
türü. Yani bu dünya üzerinde taş taş üzerine koymayı başarabilmiş tek
ırk biziz. Şimdi de öylesine abartmışız ki artık taş koyacak yer
kalmamış, dünyada artık bize yetişemiyor. Bu ara evrelerde yaşamış tek
yok edici canlı türüyüz biz. En azından böyle biliyoruz. Belki de
bizden evvel de zeki nesiller vardı ve bu nesiller de kendi hatalarının
bedelini ödeyerek bugün yoklar. 4,6 milyar yıl oldukça uzun bir süre.
Belki de biz kendimizin zekasını fazla büyütüyoruz. Kendimizi fazla
önemsiyoruz.
Küresel ısınma gerçeği dünyanın bir dili midir yoksa insanoğlunun 50 yıllık bir sonucu mu?
Tabii ki insanoğlunun akıl almaz gelişmesi süreçleri
hızlandırıyordur. İnsanoğlu karıncalar gibi değil çekirgeler gibi
davrandıkça kendi sonunu hazırlıyor. Ama dünyada şu anda soğuma
sürecinde yani yeni bir buzul çağı yaklaşıyor. Evet daha çok zaman var
ve biz bu süreci hızlandırıyoruz ya da bozuyoruz. Bozuyoruz da biz bunu
50 yılda nasıl başardık anlaşılması zor geliyor. Dünya teknolojiyi
kaldıramıyor mu? Programına mı uymuyor? Arabalar, elektrik, telefon
olmasaydı daha mı iyi olurdu?
Burada çılgınca fikirler geliyor aklıma. Yanlışlıkla varolmuşuz gibi
geliyor. Buraya ait değilmişiz gibi geliyor. Akıllı olmamız bir meziyet
değil de dünya için bir hataymış gibi gözüküyor.
Bu aralar herkesten dünya değişti artık herkes para peşinde gibi
şikayetler duyuyorum. Kimse hiçbir şeyden memnun değil gibi. Kendi
kendimizi kurduğumuz düzenle yok ediyoruz. Çünkü yaşlı dünyamızın
politika, din, ekonomi, sağlık, borsa gibi şeylerle hiç bir işi yok.Onu
ilgilendiren kendisine iyi bakılıp bakılmadığı. Kendimizi nasıl bir
kısır döngüye soktuğumuzu bir görebilsek, ah bir görebilsek inanıyorum
herşey o kadar hızlı düzelecek ki.
Ama görüyorum ki insanoğlu bunları görecek gibi değil. İnsan
öleceğini bile son ana kadar doğru dürüst kabullenemiyor. Hatta bir
evden bir eve taşınmak bile zor geliyor. Değil mi ki dünyanın yok
olması gibi bir ihtimale hiç mi hiç inanmıyor. İnsanoğlu kötüyü
yaşamadıkça iyiyi bilemiyor. İyi olduğu süreçte de önlem almayı
beceremiyor.
Kısacası yaşayacak göreceğiz...
|